19/03/2026
Sevgili Ünsal Ünlü’ye bir teşekkür borcumuz vardı, o da bizi onurlandırdı. Ne mutlu bize.. Kendisine yazdığım mektubun bir kısmını da şuraya bırakıyor ve sevgili anneannem ve babamın da doğum günü olan 19 Mart’ın bize başka anlamlar da katmasını diliyorum. Sevgiyle.
….
Bizim işimiz, lavanta ve işlemelerle birine hayatı boyunca aldığı en anlamlı, en özenli, en duygusal ve mis kokulu hediyeyi hazırlayabilmek. El işini, endüstriyel, dayanıklı ürünler haline getirebilmek. Egeli, Karadenizli, Adanalı, başı açık/kapalı, tamamı ülke sevdalısı, şahane bir ekibim var. Tabii ki sabahları atölyemi açar açmaz ilk işim ardışık programlarınızı takip etmek yıllardır. Kızları da alıştırdım. Dikiş makinemin tıkırtısı, kahve kokusu ve programınız benim atölyemin sabah rutini.
Size teşekkür ederim.
Haberciliğin onurunu yaşattığınız ve ortaya sağlam bir örneğini koyduğunuz için. Bu ülkeye dair umutlarımızı, direnme inadımızı diri tuttuğunuz için. Eşitlikçi, özgür, saygın bir hayatın mümkün olduğunu her sabah bize hatırlattığınız için. Bu ışıltılı hayatı seçip, haber alma hakkımızı koruduğunuz için. Siyasal İslamın bize röntgenini, MR’ını çektiğiniz için. Ve tabi ki bugün Türkiye’nin dört bir yanında haykırılan Bertolt Brecht’in dizelerini hepimizin kalbine kazıdığınız için. Evet, bunu siz yaptınız. Her sabah bitmeyen taze bir inatla bu dizeleri söyleye söyleye bir ülkeyi sarmaladınız. Bir haberci, bir tiyatrocu, bir halk insanı daha fazla ne isteyebilir ki..
Bu yılları geride bıraktığımızda bir gün bir üniversite amfisinde ‘Medya Etiği ve Türkiye’de AKP’li yıllar’ dersinizi, kalınlaşmış yakın gözlüklerim ve koca bir keyifle takip etme fantezimi de buraya bırakıyorum.
Çok sevgi ve dayanışmayla..
Belit Özükan