04/04/2026
Sanatın benim için en güçlü anlatımı, metaforlarla hayat bulduğu anlarda ortaya çıkıyor. Bir kuşta, onun hikâyesinde ve varlığında insan hikayelerinden parçalar bulmak; bu parçaları bir forma dönüştürmek…
Tasavvufla kesişen bu yolculukta, hem ibibiğin hem de insanın yaşamından izler taşıyan bir form ortaya çıktı. İbibik kuşunu (hüdhüd) seçmem tesadüf değil. Onun bilgeliği, fedakârlığı ve yol göstericiliği beni derinden etkiledi. Çünkü çoğu zaman yük olarak gördüğümüz deneyimler, aslında bizi kendimize yaklaştıran en güçlü araçlar oluyor.
Bir kuş, bir yük, bir taç… Ama gerçekte hepsi biraz ben, biraz sen.
Hayatta taşıdıklarımız çoğu zaman ağır gelir; yorar, zorlar. Ancak tam da bu ağırlık, dönüşümün başlangıcıdır. Belki de bu yüzden, başımızda taşıdığımız o yükler birer taç hâline gelir. Yük sandıklarımız ise kendimizi sevmeyi öğrenmemizi sağlayan ince ayrıntılar.
Eserlerimi oluştururken, başka sanatçıların izlerine de bilinçli ya da sezgisel olarak dokundum. Her sanatçının yaşamla kurduğu ilişki, eserlerini var eden görünmez bir güç gibiydi. Yüzeylerde yer alan küçük göndermeler, kimi zaman bildiğim, kimi zaman ise yalnızca hissettiğim hikâyelere açılan kapılar açtı.
Eyvallah🙏
Rabia Gürleyen